Posted on Mayıs 18th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
Selçuk Altun’dan “Kitap İçin 2″
Selçuk Altun’un uzun süredir Cumhuriyet Kitap dergisindeki köşesinde kaleme aldığı değini yazılarından, edebiyat gözlemlerinden ve kritiklerinden oluşan yeni kitabı “Kitap İçin 2″, Sel Yayınları’nca yayımlandı. Edebiyatseverleri keyifli bir yolculuğa çıkaran Altun, madde madde sırıladığı yazılarında sanat-kitap-yazar ekseninde dolanıyor. Aforistik onlarca alıntının gömülü olduğu maddelerde yazarın kendi yazı hayatı da günyüzüne çıkıyor. Günümüz Türk ve dünya edebiyatı hakkında bilinmeyen pek çok detaya “Kitap İçin 2″nin sayfalarında rastlayabilirsiniz.
***
Kapak arkasından:
Edebiyat ile güzel sanatlar (veya onlarsızlık) için aforizma, alıntı ve kıs(s) a notlardan mürekkep bin madde daha…
Cumhuriyet Kitap’ta ayda bir yayımlanan ‘Kitap İçin’lerin tiryakileri oluştu. Selçuk Altun, birikimi ve edebiyat aşkıyla yazdığı; cesaret ve nükte ile dağladığı notlarını, kitaplaşma sürecinde gözden geçirdi.
“Yaşadığı topraklarda herkes kitap sevsin diye kat etmeyeceği yol yok. Selçuk Altun: Nefes aldığı ‘Kitap İçin’dir.” Birhan Keskin
Selçuk Altun 1950’de Şavşat-Artvin’de doğdu. 1973 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletmecilik Bölümü’nü bitirdi. Aynı bölümde 1974 yılında master’ını tamamladı. Özel sektörde, genellikle finans kesiminde yöneticilik yaptı. Dergi ve gazetelerde, kitap ve kitabevleri üzerine kılavuz denemeler kaleme aldı, derleme ve seçkilerde çevirmenlik yaptı. Romanları, Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir, Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca, Ku(r)şun Lezzeti ve Annemin Öğretmediği Şarkılar ilgiyle karşılandı.
Posted on Mayıs 13th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
CHP Başkanı Ana Muhalefet Lideri Deniz Baykal tanıdığım en başarılı kriz yöneticisi.
Bence bu çirkin olayı bu kadar yakışıklı ve iyi yönetmek zor iş. Samimi fikrim bu.
Neden mi: Bu çirkin olay unutuldu bile; herkes Baykal’ın dönüp dönmeyeceğini tartışıyor, CHP oyları ve sempatisi artıyor.
Geyik Bakış:
Şimdi eller havaya…
Baykal Döner diyenler deli et deliriyorum nokta kom’a mesaj atsın. Dönmez diyenler ne yaparsa yapsın, bahis yasak zaten…:-)
Bu arada “Kiremitçi Tuna” Cumhuriyet’te zırvalamaya, kumla oynayarak devam ediyormuş.
Hiç sevmedim…Cumhuriyet’e de yakıştıramadım…”Altan” ahlakının yüce yasalarına hayranlığını pekiştirerek ballandıra ballandıra anlatmış. Nerden nereye heeeey…
Posted on Nisan 29th, 2010 by Papyon.
Categories: Makale.
Can Babaya Madrigal
Can Baba !
Zordur birilerinin ardından yazmak. Düz yazmak daha da zor bilirsin. Tutacak bir sürü yer var ama elim titriyor tutamıyor bir türlü ucunu. Terliyorum şiirimi şiirini. Ne zaman öldün sen Can Baba? Neden öldün? İyi öldün, bir öldün. Yaşasan bugün bin daha ölmüştün. Vakitsiz yatırmadık seni uykuya değil mi?
BÜYÜK CAN DEDİ Kİ
Kovalamayın beni yatağa
Hiç uykum yok
Daha lafınıza karışacağım
Ortalığı dağıtacağım
Televizyonu kapatacağım
Ayçiçeği resmi yapacağım daha
Başparmağıma şiir okuyacağım
Islık çalacağım
Daha çok işim var
Gecenizi karartacağım
Kütahya vazonuzu kıracağım
Vakitsiz yatırmayın beni
Daha çok erken
CAN YÜCEL
ANAYASASI İNSANIN
Paul Eluard için yazılmıştır
Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!
Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!
Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!
Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman
CAN YÜCEL
Senin yasalarını da allak bullak ettik diğerlerini de. Zaten Paul Eluard için yazmışsın bizler için değil herhalde…Yasa mı yasa bulandık. Artık insanları öldürüyorlar, diri diri kesiyorlar kahraman oluyorlar Can Baba bu nasıl iş? Dur sen, ben söverim.
Baba oldum ben de Can Baba… Sen hayatta en çok babanı sevdin değil mi? Bir Psikiyatr dost anlatmıştı, Sen, Ergin Günçe ve O bir vakit İngiltere’de berabermişsiniz. Babana sövermişsin ara sıra, o dostun, doktorun oluvermiş dediğine göre barıştırmış babanla seni sonra yazmışsın o şiiri de. Hatırladın mı? Hani BBC Radyosunda spikerlik ve çeviri yaptığın zamanlar. Elindeki İngilizce metini yayında direkt Türkçe okuduğunda (ya da tam tersi), O ne hız, ne zeka diye insanları aptal ettiğin zamanlar sen babanı sevmiştin en çok.
Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
CAN YÜCEL
Baban semti bilmiyor hani ama, sen bildiğin semte dönemeyip gölgeni izleyince bedenin, geceyi bir çukurda geçirmişsin de ne korkmuş eş dost, seni aramış durmuşlar. Nasıl sığdın o koca yürekle oraya? Ana rahmi gibi sıcak rahat etmişsin besbelli. Unuttun mu? Unut şimdi istersen.
Kaybolmak istiyorum ben de nerede şu çukur?
KAYIP ÇOCUK
Birden işitilmez olsun ayak seslerim;
Gölgem bir başka sokağa sapıversin;
Unutayım bir anda her şeyi,
Nerde oturduğumu,
Bir tuhaf adem olduğumu Can adında.
Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
İlk defa görmüş gibi dünyayı,
Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
Hatırlamam artık değil mi, dostlar,
Hatırlamam artık garipliğimi?
Posted on Nisan 24th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
Kısa mı? uzun mu?
İşlevi mi?
Posted on Nisan 24th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
Sandal: tekne, kayık…..
SandalYE: Neden?
Posted on Nisan 24th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
Favori film? Dönersen Islık Çal.
Posted on Nisan 24th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
bahar sarsar, dal kalkar
dal sarkar, yaşlanınca…
Posted on Nisan 17th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
deli * Rİ * yorum
deli * Lİ * yorum
deli * *yorum
bilm * İ * yorum
koy * U * yorum
Papyon Tayfun TÜRKKAN
Posted on Nisan 17th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
Posted on Nisan 13th, 2010 by Papyon.
Categories: Günlük Delirmeler.
“Yitik Ülke” 10. Yılını kutluyor. Tebrikler Kadir Aydemir. Belki de bir ironi ismiyle ama yitmedi. Ayakta ve hala güzel işer yapıyor. İnternet dergiciliğinde çok iyi bir örnek.
Bence bir bakın. http://www.yitikulke.com/
Türkiye internetinin ilk şiir-edebiyat sitelerinden biri olan “Yitik Ülke” 10. yaşını kutluyor. 1999 ylının sonunda projelendirilip 2000 yılının ilk aylarında yayın hayatına başlayan edebiyat sitesi Kadir Aydemir tarafından kuruldu. www.yitikulke.com adresinden yayın yapan dergi geniş bir içeriğe sahip. Yitik Ülke, “copyleft” olma özelliğini barındıran ender web sitelerinden biri. Yayımlanan haberler ve eserler herkese ücretsiz olarak dağıtılıyor. Sitede günümüz edebiyatının birçok isminin yeni şiir, öykü, deneme ve eleştiri yazılara rastlamak da mümkün. Bu isimler arasında Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Ahmet Büke, Gökçenur Ç., Nihat Ateş, Turgay Kantürk, Nefin Huvaj, Aydın İleri, Cüneyt Uzunlar, Lâle Dilligil, Kadir Aydemir, Ozan Çağım Şiyve, Petek Sinem Dulun, Onur Behramoğlu, Nilay Yılmaz, Hüseyin Köse, Bülent Karslıoğlu ve Göksel Bekmezci sayılabilir.
Sitede yeni çıkan kitap ve dergilerin tanıtımları ücretsiz yapılıyor. Bu sitenin bir özelliği de internetten basılı hayata geçiş yapan ilk web sitesi olması. Kadir Aydemir, Yitik Ülke’yi 2006 yılının Eylül ayında bir yayınevine dönüştürmüş. “Yitik Ülke Yayınları” adı verilen yayınevi alternatif edebiyat eserlerini basıyor. Yayınevi “genç yazarların ülkesi” sloganıyla yayın dizisi içinde birçok yazarın ilk kitabına yer vermiş. Şiir, öykü, deneme ve roman dallarında yayın yapan Yitik Ülke Yayınları hakkında daha fazla bilgi almak için www.yitikulkeyayinlari.com adresi ziyaret edilebilir. 10. yılını kutlayan edebiyat sitesi Yitik Ülke, mail grupları ile de dikkat çekiyor. yaklaşık 3 bin üyeye sahip site kendi kendine etkili ve güncel bir paylaşım ortamı oluşturmuş. Kadir Aydemir, “Yitik Ülke”yi Konstantin Kavafis ve Soysal Ekinci şiirlerini okuduğu yıllarda keşfettiğini belirtiyor. “Yeni bir ülke” sloganıyla internetteki saygın yerini koruyarak ilerliyor Yitik Ülke.
Bilgi için: www.yitikulke.com Mail: yitikulke@gmail.com