
Bugün yukarıda fotoğrafını gördüğünüz Alış-Veriş ya da Amaçsızca Geziş ya da Şuursuz Alış Merkezinde…İyi giyimli genç bir hanım elindeki kullanılmış kağıt peçeteyi etrafına bakınıp çaktırmamamaya çalışarak, el çabukluğuyla oracığa fırlatıverdi. O ışıl ışıl tertemiz ve şık mekanda, evet. Ben de yakın takiple ayağımla sürükleyerek peçeteyi peşinde dolaştırdım ve başka bir mağaza çıkışında “Lütfen bunu çöpe atar mısınız?” ricasında bulundum. Tepki beni dumur etti. “Siz görevli misiniz?” Yanlış yaptığının farkında ancak karşısında sıradan bir sivilin yaptırım gücü yok, ama otoriteyi simgeleyen biri ise iş başka. “Evet, görevliyim” dedim ve ekledim;”Rica ederim şunu al ve çöpe at” İkna olması epey zaman aldı, bir ara çantasının fermuarına davrandı neden anlayamadım. Ya babasını arayıp beni şikayet edecek ya da belki biber gazı falan çıkaracaktı bilemiyorum. Sonunda “Etrafta çöp kutusu yok” gibi şikayetlerinin boş olduğunu ve çöpe 20 cm mesafede olduğumuzu gösterince:”Bunu çöpe atacağım ama size saygımdan değil, kendime olan saygımdan” deyiverdi. Ben de ekledim:”Lütfen o saygıyı yitirme” Ne dese beğenirsiniz “Terbiyesizleşme” …Açıkladım; (sanki) bu değil sizin yaptığınız terbiyesizlikti, ben kendinize saygı duymanızı beğendim ve :”Lütfen o saygıyı yitirmeyin” dedim. Neyse uzun lafın kısası, İMelihG ‘nin parklarında kaydı mı kaymadı mı bilmem bu kız ama yaptığı şey, tipi ve kılık kıyafetiyle hiç bağdaşmıyordu. Gel de delirme!
Can
Kendine duyduğu saygıyı (!), yaşadığı topluma ve çevresinde ki insanlara karşı da duysaydı elindeki mendili, nazik poposunu kaldırıp, iki adım ötedeki çöpe atardı.
Maalesef herkesin kendine karşı saygılı olduğu, “yaptım, oldu” denilen bir toplumda yaşıyoruz ve ufukta kara da gözükmüyor.
Ayrıca, gerçek görevliler napar o alışveriş merkezinde? Ne işe yararlar?